18 Aralık 2017 Pazartesi

Global Dizayn Logo Yanı

İç onay mı önemli? Dış onay mı?

ic-onay-mi-onemli-dis-onay-mi

Zülfikar Özkan
21 Temmuz 2017 Cuma 22:28

Onaylanmadığımız veya red edildiğiniz zaman, üzüntüden nasıl kurtulabilirsiniz? 

Hiçbir zaman unutmayalım: Reddedildiğimiz veya onaylanmadığımız zaman, duygusal hasar yaratan kendi düşüncelerimizdir.

Bu sebeple her zaman kendi üzerimizde çalışarak onaylanmamanın verdiği hasarı yok edebilir veya azaltabiliriz. 

Onaylanmama veya sevilmeme korkusu içindeki kişi, “İnsanlar beni onaylamazsa veya sevmezse mutlu olamam. Eksik bir insan olurum” şeklinde düşünürler. Bu düşünce kişiyi giderek onay ve sevgi bağımlısı haline getirir. Böyle bir insan, duygusal hayatıyla ilgili sorumluluğu başkalarına yükler. Yani mutluluğun temel şartı olan kendi üzerinde çalışmaz. Kendini değerli hissedebilmek için, hep başkalarına ihtiyaç duyar. Kendiyle barışık değildir. Bu düşüncedeki kişinin duyguları başkasının insafına bağlı olarak iner ve çıkar. 

Başkaları bizi her zaman, takdir ve kabul etmeyebilir. İnsanlar bize her zaman sıcak davranmak zorunda değildirler. Her zaman sevilmek çok zordur. Önemli olan bizim kendimizi sevmemiz ve onaylamamızdır. Mutluluğun kapısını iç onay ve içten dışa doğru gelişme prensibi açar. 



Seneca diyor ki: “ Sizin kendi hakkınızda ne düşündüğünüz, başkalarının sizin hakkında ne düşündüğünden çok daha önemlidir !”

Sağlık, mutluluk be başarı için endi iç ateşimizi yakmalıyız. Nasıl? 

Onay bağımlısı olduğumuz zaman, iç ışığımızı yakmaması için hep dışardan birine ihtiyaç duyarız. Dış onayı kendi iç onayımızdan üstün tutarız. Bu yol mutluluğun kapısını açmaz.

Bu zararlı alışkanlığı şöyle basit bir yöntemle kırabiliriz: 

Bir küçük defter alıp, bunu iki veya üç hafta yanımızda taşıyabiliriz. Bu defterin her sayfasına bir gün gelecek şekilde kendimizle ilgili olumlu şeyleri işaretleyebiliriz. İster ödül alalım ister almayalım, yaptığımız işleri gözlemleyerek onayladığımız her davranış için o gün için ayrılmış sayfaya bir yıldız işareti yapabiliriz. Mesela, bir arkadaşımıza sabah gülümsediğimizde, o bize gülse de veya kaşlarını çatsa da, bir yıldız işareti koyabiliriz. 

Geçmişte yaşadığımız keyifli şeyleri hatırladığımızda bile yıldızı koyabiliriz. İşe ilk girdiğimiz mutlu anımızı hatırlayabiliriz. Her olumlu uyarıyı işaretleyebiliriz. Bu yöntemi ısrarlı bir şekilde takip ettiğimizde, iki veya üç hafta içinde iç ışığımızın önce hafiften ve sonunda parlak biçimde yandığını hissedebiliriz. 

Her akşam o gün için aldığımız yıldız sayışı içimizdeki ışığın sönük veya parlak yandığını gösterir. Işığın parlak yanması kendi değerimizin, iç onayımızın ve özgüvenimizin yükselmesi anlamına gelir. 

Kendi iç ışığımızı hemen şimdi yakalım.

Kaynak: David Burns, İyi Hissetmek, Psikonet yayınları, İstanbul, 20



Haber okunma sayısı: 255

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER


ÜLKE GÜNDEMİ

Lens ya da Gözlük Kullanmak İstemiyorsanız...

Hayatın renklerini görmemizi sağlayan gözlerimizde ortaya çıkan sorunlar bazen uzak bazen yakın, bazen de her

Bebeklerin Rahat Bir Uykuya Dalması İçin 8 Altın Kural

Çocukların uykuya olan ihtiyacı ve uyku süreleri büyüme dönemlerine göre farklılık gösteriyor. Çocuğun

Karaciğeriniz Hastaysa Bu Besinleri Sofranızdan Eksik Etmeyin

Sağlıklı bir vücut için beslenme önemli bir yer tutarken, siroz veya kronik karaciğer hastaları için doğru

Dünya’da açlık artışa geçerken obez nüfusu yüzde 13’e ulaştı

Dünyada 2000’li yılların başında azalma eğilimine giren küresel açlık, 10 yıllık aranın ardından tekrar

Bayburt İmam Hatipliler Platformu ve Sebilürreşat Dergisi Yazarlar

Bayburt İmam Hatipliler Platformu ve Sebilürreşat Dergisi Yazarlarından Başkan Memiş’e Ziyaret

Pendik'te yeni sezon

İnsanlık dramına çarpıcı bakış

GÜMÜŞHANE - HAVA DURUMU

GUMUSHANE