22 Ağustos 2018 Çarşamba

Global Dizayn Logo Yanı

Yaşlılığın kaçınılmaz bir sonucu değil!

yasliligin-kacinilmaz-bir-sonucu-degil

Kronik hastalıklarla barışık yaşamanın 10 yolu
06 Nisan 2018 Cuma 23:51

Pek çoğumuz için yaşlılık; kronik hastalıklarla mücadele anlamına geliyor. Oysa yaşamımızın bu yeni sayfasında kronik hastalıkları dert olarak görmeyip, onunla veya onlarla barışık yaşamak mümkün! Üstelik hiç de zor değil. Acıbadem Kadıköy Hastanesi İç Hastalıkları ve Geriatri Uzmanı Doç. Dr. Berrin Karadağ; kronik hastalıkların yaşlılığın kaçınılmaz bir sonucu değil; çoğunlukla hareketsizlik, sağlıksız beslenme, sigara ve alkol ile olumsuz çevresel faktörlerin sonucunda ortaya çıktığını belirterek “Kronik hastalıkların en önemli özelliği, altta yatan nedenlerin birçoğunun tamamen önlenebilir risk faktörleri olmasıdır. Yani kendimize ve hayata küsmek yerine hayatla ve vücudumuzla barışmayı seçersek yapabilecek pek çok şey olduğunu görürüz” diyor. Ülkemizde yaklaşık her 3 kişiden 1’inin kronik hastalığı olduğunu, kronik hastalık tanısı konulan her 3 kişiden 1’inde depresyon belirtileri görüldüğünü belirten Doç. Dr. Berrin Karadağ, 18-24 Mart Yaşlılar Haftası kapsamında yaptığı açıklamada, kronik hastalıklarla barışık yaşamanın 10 yolunu anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

 

 




Karamsarlıktan kaçının!

 

 

 

Umutsuzluk ve karamsarlık yok! Yaşımız ilerledikçe bir takım kronik hastalıklara yakalanma olasılığımız artabilir, ancak bu bizim hayattan kopmamıza veya depresyona girmemize asla yol açmamalı. Akılcı yaklaşımlar ve sağlık kontrolleri ile idareyi ele alabiliriz.

 

 

 

Sağlıklı beslenin

 

 

 

Kronik hastalıklarla baş etmenin ilk maddelerinden biri sağlıklı beslenme. Yediklerimize gösterdiğimiz azami dikkat daha canlı ve daha aktif olmamızı sağlar. Hazır gıdalardan kaçınmaya özen göstermeli ve taze sebze-meyveyi sofralarımızdan eksik etmemeliyiz. Tüm besin gruplarından yeterli miktarda alarak dengeli beslenmeye dikkat etmek baş koşul.

 

 

 

Tuz tüketimine dikkat edin

 

 

 

Dünya Sağlık Örgütü; hipertansiyon, kalp, böbrek hastalıkları başta olmak üzere pek çok organımızı olumsuz etkilememek amacıyla günde 5 gramdan fazla tuz tüketilmemesini öneriyor. Ancak ülkemizde bir kişi günlük ortalama 15 gram tuz tüketiyor. Tuz tüketimini azaltırsak, bir süre sonra hekime danışarak belki de kullandığımız hipertansiyon ilaçlarının dozunda ve sayısında azalmaya gidebiliriz.

 

 

 

Tütünü her şekilde hayatınızdan çıkarın!

 

 

 

Türkiye, sigara kullanımında Avrupa ülkeleri arasında üçüncü, dünya ülkeleri arasında ise yedinci sırada yer alıyor. Sigara kullanımı, sağlıksız beslenme gibi risklerin ortadan kaldırılması durumunda kalp hastalıkları, inme ve tip 2 diyabet vakalarının yüzde 80’i, kanser vakalarının ise üçte birden fazlası önlenebilir. Gerek aktif gerek pasif içici olmaktan kaçının.

 

 

 

Hareketli olun

 

 

 

İç Hastalıkları ve Geriatri Uzmanı Doç. Dr. Berrin Karadağ “Vücudumuzun izin verdiği kadar hareketli olalım! Unutmayalım ki yıllar geçtikçe hareket ve hızımız azalsa da, mümkün olduğunca yürüyüş yapmalı ve hareketli yaşam tarzını hedeflemeliyiz. Spor yaparak beden sağlığımıza verdiğimiz destek, ruh sağlığımızı da pozitif yönde etkileyecektir” diyor.

 

 

 

Sosyal hayatınız olsun

 

 

 

Kronik hastalıklarımızın ve ilaç kullanıyor olmamızın sosyal hayatımızı negatif etkilemesine izin vermemeliyiz. Aksi halde bu durum ek olarak depresyona neden olabilir. Hipertansiyon veya diyabet hastalığına sahip olmamız, ailemiz veya dostlarımızla birlikte olmamızı hiç de engellemez. Daha disiplinli ve hayata dört elle tutunarak, mutluluğumuzu artırabilir ve çok daha keyifli bir yaşama sahip olabiliriz.

 

 

 

Alkolden uzak durun

 

 

 

Alkol, kronik hastalıklarımızı ciddi oranda daha da kötü yönde etkileyebilir. Hayatımızdan çıkarılması ile kullandığımız ilaçların yan etki olasılığı da oldukça azalacaktır. Alkol en fazla beyinde tahribata yol açarken, mantıklı düşünme, karar verme ve hareket etme yeteneklerini de bozuyor.

 

 

 

Fazla kilolarınızdan kurtulun

 

 

 

Sağlıklı bir diyet ve düzenli egzersiz ile fazla kilolardan kurtulmak; vücutta hasara yol açan kalp hastalıkları, diyabet, inme gibi pek çok kronik hastalıktan da korunmanızı sağlar. Zamanında tedavi edilmeyen obezite; yüksek kolesterol, damar tıkanıklığı ve tansiyon yükselmesi gibi olumsuz etkenlere neden olurken, yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor hatta yaşam süresini kısaltıyor. Kişinin gerek sağlığını ve sosyal yaşamını gerekse iş hayatını kötü yönde etkileyen bu durum zamanında fark edilip geç kalınmadan tedavi edilirse kişi sağlıklı yaşamına geri dönebilir.

 

 

 

Muayene ve ilaçlarınızı aksatmayın

 

 

 

Pek çok kronik hastalığın zararlı etkileri düzenli sağlık kontrolleri ve doktor kontrolünde kullanılan ilaçlar sayesinde en aza indirilebilir. Doktorunuzun belirlediği aralıklarla kontrollerinizi yaptırmayı, ilaçlarınızı düzenli kullanmayı ihmal etmeyin. ‘Tansiyonum düzeldi artık ilaca gerek yok’ gibi yanlış düşüncelere kapılmayın. Ayrıca bilimselliği kanıtlanmamış ürünler kullanmayın ve kulaktan dolma bilgilere asla eğilim göstermeyin. Unutmayın; ‘hastalık yoktur, hasta vardır!’ Her bir birey kendi vücudunun özel olduğunu ve arkadaşına, komşusuna iyi gelen bir ilacın kendisinde yanlış etkiye neden olabileceğinin bilincinde olarak, doktoruna sormadan ilaç kullanmamalı.

 

 


Güzellikleri görün!

 

 

 

İç Hastalıkları ve Geriatri Uzmanı Doç. Dr. Berrin Karadağ “Yaşamı bir dağa tırmanmak gibi de algılayabilmeliyiz. Yolumuz bazen biraz zor ve engebeli olabilir, hastalıklarımızı bu yoldaki boyutu değişen taşlar olarak düşünebiliriz. Ama diğer taraftan bu yolculukta çevremizdeki güzellikleri görmeyi asla ihmal etmemeliyiz. Yani yaşam yolu taşlı ve engebeli olsa da, alacağımız önlemler ve bize destek olabilecek araçlarla, bu yolun güzelliklerinin keyfine varmayı asla göz ardı etmemeliyiz” diyor.

 

Haberin etiketleri:

kronik hastalık, 10 yol


Haber okunma sayısı: 275

Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

DİĞER HABERLER


ÜLKE GÜNDEMİ

Öğretmen Akademisi Atölye Çalışmaları Başladı

Gümüşhane İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve (İGEDER) İstanbul Gönüllü Eğitimciler Derneği...

Çocuklarda Yaz İshaline Yol Açan ve Dur Diyen Besinler

Çocuklarda sık görülen yaz hastalıklarının başında ishal geliyor

Akciğer Kanserinden Korunmak İçin Sigarasız Hayatı Seçin

Dünyada kanser ölümlerinde birinci sırada bulunan akciğer kanseri geçmeyen öksürük, balgam, ses

Erkek çocuklarında 2 kat daha sık görülüyor

Anne karnında tespit edilebiliyor!

Koyun Yetiştiriciliği Kursuna Katılanlara Sertifikaları Verildi

İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğümüz ile Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü ortaklığında

Türkiye’de her 4 kişiden 3’ü geçmişe özlem duyuyor

2015 ila 2017 yılları arasında 34 şehirden 15 bin 918 kişi baz alınarak hazırlanan rapora göre, Türkiye’de

GÜMÜŞHANE - HAVA DURUMU

GUMUSHANE